1.AVRUPA ÖZEL GÜVENLİK ZİRVESİ

0
139

15 Aralık 2008 tarihinde Paris’te icra edilen “1. Avrupa Özel Güvenlik Zirvesi”nde Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Nicolas SARKOZY tarafından da vurgulandığı üzere Avrupa ülkeleri arasında farklı kültür yapıları ve hukuk kurallarına rağmen Kamu-Özel Güvenlik işbirliğinde mutlaka ortak çözümlere ihtiyaç olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda güvenlik sektörünün tüm oyuncularına sektörü organize etmek, ekonomik gelişmeleri teşvik etmek ve uyum yasalarının oluşturulmasını temin etmek görevi verilmiştir.

Tehdit biçimindeki  değişiklikler devlete ait “vatandaşın korunması” görevini daha da karmaşık hale getirmiş, tehdit değişikliğinin yanı sıra ülkelerdeki siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel gelişim ve değişimlerde güvenlik anlayışında yeniden yapılanmaları zorunlu kılmıştır.

Kamu düzeninin sağlanması ve korunması kapsamında, bir başka deyişle güvenliği sağlamaya çalışan kolluk kuvvetleri belirlenen bu amaçları gerçekleştirirken hak ve özgürlükleri de sınırlayıcı etkilere sebebiyet verebilmekte, ayrıca güvenlik tanımı ve güvenlik alanlarındaki değişim ve gelişmelere bağlı olarak zaman zaman da yetersiz kalabilmektedirler. Yetersizlik kavramı içinde personel/sayısal yetersizliklerin önemli bir unsur olduğunu belirtmemiz gerekir.

Özel hukuk kişilerinin güvenliklerinin ve korunma alanı sağlanmasına yönelik hizmetlerin özel hukuk tüzel kişilerinin kendi bünyelerinde tesis edilen özel güvenlik birimlerince veya özel güvenlik hizmeti veren şirketlerce bu ihtiyacın karşılanması kaçınılmaz olmuştur. Bu sayede kamu güçleri üzerindeki daha fazla kaynak ve zaman ayırma ihtiyacına yönelik sosyal baskı da kalkmıştır.

Genel olarak kolluk kuvvetlerinin görev alanında bulunan ancak özel hukuk kişilerince sağlanabilecek güvenlik ve koruma gereksinimleri için etkin bir koordinasyon ve işbirliğine olan ihtiyaç bir dayanışma modeliyle gerçekleştirilebilecektir. Ülkemizdeki kamu ve özel güvenlik işbirliği ile uygulamalarda karşılaşılan sorunlar sektör çalışanlarımız ve sizler tarafından yakinen izlenmekte ve bilinmektedir.

Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde yerine getirmesi gerekli olan yapısal değişim ile birlikte kolluk faaliyetlerinin içeriğini ve işleyişini de yeniden şekillendirme zorunluluğumuz vardır. Bu bağlamda Avrupa ülkelerinde genel güvenliğin tesisinde Özel Güvenliğin rolü ve Kamu/Özel güvenlik işbirliğini incelememizin doğru bir yaklaşım olduğunu söylememiz mümkündür.

Halihazırda Avrupa Birliği ülkelerinde Özel Güvenlik sektörü 1.7 milyon çalışanı, 50.000 şirketi ve 15 milyar € yıllık geliri ile önemli bir sektör hüviyetindedir. Avrupa Özel Güvenlik sektörünün yapılandırılması çalışmalarında ortaya konan vizyon tek bir Avrupa Özel Güvenlik sektörü olarak belirtilmişse de güvenlik stratejilerinin tanımlamalarında, üye ülkelerin kendi hedefleri ve farklı inisiyatif kullanma talepleri nedeni ile değişiklikler göstermektedir.

1.AVRUPA ÖZEL GÜVENLİK ZİRVESİ DOKÜMANI İÇİN TIKLAYINIZ