AVRUPA GÜVENLİK SEKTÖRÜNDE ALARM İZLEME MERKEZLERİNİN BUGÜNÜ VE YARINI

0
29

Derleyen: Bülent AKSARAY GÜSOD Genel Sekreteri

GENEL BAKIŞ

Alarm İzleme Merkezlerini; alarm sistemlerinden alınan dataların toplandığı ve değerlendirildiği merkezlerdir diye tanımlayabiliriz. Doğru veriler ve bilgili/bilinçli iyi yetişmiş insan gücü ile tamamlanan bu merkezler günümüzde; Özel Güvenlik Sektöründe  önemli bir yer tutmaktadır.

İnsanlar; alarm sistemlerinin ortaya çıkmasından önceki süreçte acil durumlardan haberdar olmak için otomatik arayıcılar/çağrı cihazlarını kullanmışlardır.  Alarm sistemlerinin ilkleri olan otomatik arayıcılar/çağrı cihazları maliyetsiz olması ve yardım çağrısı yapma konusunda popülerliği nedeniyle 1960’lı yıllardan 1970’lere kadar kullanılmıştır.1970 sonrası çağrı cihazlarının yerini bugünkü alarm sistemlerine bırakması sebeplerinin başında  kullanıcı  nüfusun artmış olması, sistemin yetersiz kalması, gönderilen mesajların açık ve kalitesinin düşük olması ile yanlış alarmların/algılamaların ortaya çıkması gelmektedir.

Alarm İzleme Merkezleri sistemine geçişin  ilk dönemlerinde  güvenlik kontrol odaları kullanılmış ve yanlış alarm sorunları nedeniyle büyük sıkıntılar yaşanmıştır. Bu problem Avrupa genelinde ve Atlantik’in her iki yakasında da görülmüştür. Daha sonra Avrupa Standartları kapsamında problemin çözümüne ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.

Bugün Alarm İzleme Merkezleri; ev / işyerleri ve tesislerin korumasına yönelik geniş bir kullanım alanına sahiptir. 7 gün 24 saat hizmet anlayışı ile çalışan merkezler 24 saatlik periyodlar için günlük rapor göndermekte, alarm sistemi kapalı olan müşterilerini bilgilendirmekte, acil durum sorumlusu servislere güncel bilgileri ulaştırmakta ve bilgi alışverişini tesis etmektedirler.

Sistem sadece binaları, insanları ve objeleri korumakla kalmamakta, caydırıcı olarak suç vakalarının önüne geçilmesine de katkı sağlamaktadır. Bugün sistemin içinde izinsiz girişleri bildiren alarm sistemleri, sabit alarm sistemleri, CCTV sistemleri, yangın alarm sistemleri, sosyal ve medikal alarm sistemleri, teknik alarm sistemleri, araç takip sistemleri bulunmaktadır. Sistemler sayılanlarla sınırlı kalmamakta, kullanıma göre kişiselleştirilebilmektedir.

 

ALARM İZLEME MERKEZLERİNDEKİ UYGULAMALAR

Müşterinin güvenliğini en üst seviyede sağlama rolü üstlenen Alarm İzleme Merkezleri bunun dışında şu görevleri de yerine getirmektedir.

ü  Mevcut kaynak / sistemlerden bilgiyi otomatik olarak alma,

ü  Bilgi sinyallerini gerektiği şekilde filtreleme,

ü  Gelen bilgiyi analiz ederek gerekli sınıflandırmayı yapma,

ü  Sınıflandırma sonrasında uygun prosedürü uygulama,

ü  Müşteriye geri bildirimde bulunmadır.

Teknik gelişmeler ve etkin organizasyon yapısı  sayesinde bugün yanlış alarm olarak isimlendirilen ve işlem gerektirmeyecek alarmların filtrelenmesi konusunda başarı sağlanmıştır. Ayrıca bu gelişmeler sisteme dışardan saldırılara ve kontrolün kaybedilmesine karşı da önlem olmuştur.

İkaz alım istatistiklerine bakıldığında 50 000 müşterisi olan tipik bir Alarm İzleme Merkezi ayda 3 milyon sinyal almaktadır. İkaz alım şekillerine bakıldığında ise ortalama bir müşteriden ayda 60 kere yüksek seviyede ikaz alınmakta ve  ikazlar gönderilirken PSTN, ISDN, GSM,GMS/ GPRS, internet gibi  çeşitli network teknolojileri kullanılmaktadır.

Gelen alarm sinyallerinin %90’ı filtrelenmekte, %5’ten azı değerlendirildikten sonra güvenlik güçlerine bildirilmektedir. Alarm İzleme Merkezlerinin; operatörlerinin çalışma sistemleri günümüzde yasalar ve gelişen teknoloji ile değişiklik göstermiştir. Bugün müşteri başına ayda ortalama 2 operatör çalışmaktadır. Bu çalışanların %50’sinden azı güvenlik konusunda; geri kalan çalışanlar ise işin organizasyon/idari faaliyetlerinde ve teknik alanlarda hizmet vermektedirler. Müdahale ekibi yasal düzenleme ve bölgenin durumuna göre polis ve güvenlik elemanlarıyla da çalışabilmekte, gerektiğinde destek ekip isteyebilmektedir.  Gereksiz müdahalelerin önlenmesi hem müşteri hem de müdahale ekibi bakımından önem arz etmektedir.

Olay sonrası ilgililerin bilgilendirilmesi de önemli bir konudur. Bunun için gelişmiş teknoloji sistemleri kullanılmakta, mesaj teknolojisinden ya da online bilgi aktarımı yolundan faydalanılmaktadır.

2000 yılından itibaren belli suçlardaki artış sebebiyle değişik izleme yöntemleri kullanılmaya başlanmıştır. Örneğin kapkaç olaylarında GPS verileri ile yerin anında tespiti bunlar içinde sayılabilir. Böylece merkezler; bunun gibi yer tespiti ve takip aktivitelerinden de sorumlu olmaya başlamışlardır. Video verileri bakımından CCTV sistemlerinin kullanılması da diğer güvenlik aktiviteleri içinde sayılabilir.

Sayılan tüm aktivitelerin yanı sıra  teknik alarmları da   güvenlik alarmları kategorileri altında değerlendirmek mümkündür. Teknik alarmlar içinde güvenlik alarmlarıyla aynı filtreleme ve doğrulama yöntemleriyle çalışan fakat sistemleri farklı olan ve teknik verileri ilgilendiren alarm sistemleri vardır.( Buna ısı kontrol, güç ölçümü v.s  örnek olarak verilebilir.)

Güvenlik alarmları içinde ayrıca demografik doğrulama amaçlı sosyal alarmlar (örneğin yaşlı insanların, tutukluların kontrolü), tıbbi yardıma ihtiyaç duyanlar için medikal alarmlar, asansör alarmları, e-arama yardım alarmları (örneğin arabalarda  patlayan hava yastığı ile alarmın iletilmesi) ve yangın alarmları v.s bulunmaktadır.

 

            ALARM İZLEME MERKEZLERİNDE AVRUPA STANDARTLARI

Avrupa da 2000 yılından itibaren Alarm İzleme Merkezlerinde  standartların oluşturulması  çalışmalarına başlanmış ve  4,5 yıl süren çalışmalar sonucunda Haziran 2005  de “Code of Practice for Monitoring and Alarm Receiving Centre Requirements”  Avrupa normları standardı oluşturulmuştur.

Elektroteknik Standardizasyon için Avrupa Komitesi (European Committee for Electrotecnical  Standardization) CENELEC, standart formata göre çalışma grubu oluşturmuş ve bu grup çalışmalarına 2006 yılının ortasında başlamıştır. Çalışma grubunun düzenli toplantılarına 20 ülke iştirak etmiştir. CENELEC düzenlemesi üç bölüm halinde ve aşağıda belirtildiği şekildedir:

  • Avrupa Standardı EN 50518-1-Bölüm 1: Yer ve yapı gereksinimleri
  • Avrupa Standardı EN 50518-2-Bölüm 2: Teknik gereksinimler
  • Avrupa Standardı EN 50518-3-Bölüm 3: Operasyon için prosedür ve gereksinimler

Geleceğe yönelik olarak; standardizasyon planlamaları içinde CENELEC düzenlemelerinin temel alınarak hazırlanacağı uluslararası bir Alarm İzleme Merkezi standardının oluşturulması bulunmaktadır. Uluslararası Elektroteknik Komisyon IEC’nin bu alanda çalışma yapmasına ilişkin planlanması mevcuttur.

AVRUPADAKİ YASAL DÜZENLEMELER

Yasal çalışmalar kapsamında  CoESS ( Avrupa Güvenlik Servileri Konfederasyonu) konuya ilişkin faaliyetlerine 2007 yılının ilk yarısında  başlamış ve 2009 yılı başlarında her Avrupa ülkesinde konuya ilişkin yasal prosedürlerin ne olduğu, Alarm İzleme Merkezlerinin uymak zorunda olduğu ulusal bir standardın var olup/olmadığı ve merkezlerin uymak zorunda olduğu polis tarafından getirilmiş özel kriterlerin olup/ olmadığı gibi sorulara ilişkin araştırmalar tamamlanmış ve çalışmalar güncelleştirilmiştir.

Bu çalışmaya 27 AB ülkesi davet edilmiş, AB üyesi oldukları halde Kıbrıs, Danimarka, Latvia, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Portekiz, İsveç çalışmalara katılmamış, AB üyesi olmamalarına rağmen Bosna-Hersek, Norveç, Sırbistan, İsviçre ve Türkiye katılmıştır.

Katılan tüm AB üyesi ülkeler, konuya ilişkin özel yasaların ülkelerinde var olduğunu belirtmişlerdir. AB üyesi olmayan ülkelerden Norveç ve Bosna-Hersek’te konuya ilişkin özel yasaları bulunmakta, İsviçre’de ise genel iş yasası dışında özel yasa bulunmamaktadır.

Konuya ilişkin ulusal standartları olan AB üyesi ülkeler Avusturya, Belçika, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya, İspanya, Slovenya, Hollanda ve İngiltere’dir. Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Finlandiya, Yunanistan, Macaristan, Polonya, Romanya ve Slovakya’da ise ulusal standartlar bulunmamaktadır. AB üyesi olmayan ülkeler arasında Sırbistan ve İsviçre’nin  ulusal standartları yokken, Bosna-Hersek ve Türkiye de ulusal standartlar bulunmaktadır.

Alarm izleme Merkezlerinin polisle irtibatlarına ilişkin yasaların bulunduğu ülkeler Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Almanya, İrlanda, Hollanda, Slovenya ve İngiltere’dir. Bulgaristan, Estonya, Finlandiya, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Polonya, Romanya, Slovakya ve İspanya’da ise konuya ilişkin polis düzenlemeleri bulunmamaktadır. AB ülkesi olmayanlardan Norveç, İsviçre ve Bosna-Hersek’te özel polis düzenlemeleri bulunmaktadır.

Avrupa’da yanlış alarm konusunda değişik yaptırımlar vardır. Bazı ülkelerde yanlış alarmların yaptırımı para cezası iken, bazı ülkelerde bunun yerine belli periyod içinde belli sayıda yanlış alarm gönderenlerin alarmlarının dikkate alınmaması yaptırımı uygulanmaktadır.

Belçika, Finlandiya, Fransa, İtalya, Polonya, Hollanda gibi ülkelerin de içinde bulunduğu birçok ülke Özel Güvenlik Sektörünün parçası olan Alarm İzleme Merkezleri operatörlerinin özel eğitim almasını öngörmüştür. Alarm İzleme Merkezi elemanları Özel Güvenlik Elemanlarının aldığı Temel  Eğitime tabi tutulurlar. Bunun dışında bazı ülkelerde konuya ilişkin olarak ayrıca özel eğitimlerde uygulanmaktadır. Örneğin Belçika’da 70 saatlik bir özel eğitim ve ardından girilecek sınavda başarılı olma zorunluluğu vardır.

KAMUSAL OTORİTE İLE  İŞBİRLİĞİ

Özel Güvenlik Sektöründe  kamusal otoritelerle işbirliğinin en çok ön plana çıktığı alan Alarm İzleme Merkezleridir.

Güvenlik konusunun sadece kamusal otoritenin gücü altında olduğuna yönelik inanç, çoğu ülkede kamusal otorite ile özel güvenlik arasındaki ilişkilerin gelişememesine neden olmuştur.

Bugün Alarm İzleme Merkezlerinin yaptığı işin polis tarafından yapılması hem maddi kaynaklar hem de insan gücü kaynakları bakımından oldukça zor görülmektedir.

Belçika, Hollanda, İngiltere gibi ülkelerde kamusal otoritelerle Alarm İzleme Merkezlerinin aralarındaki görev ve sorumlulukları yazılı şekilde belirledikleri görülmektedir.

Kamusal otoritelerle Alarm İzleme Merkezleri arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve ulusal, uluslararası yasama faaliyetlerinin geliştirilmesi ihtiyacı vardır.

Alarm İzleme Merkezleri; 7 gün 24 saat çalışma zorunluluğu nedeni ile yüksek maliyetli yazılım ihtiyaçlarını kendileri  karşılamakta dolayısıyla bu yükü kamu otoriteleri üzerinden almaktadır. Buna karşılık hata ve başarısızlık durumlarında sorumluluk paylaşılabilmektedir. İşbirliği; doğru ve verimli güvenlik kavramının da gelişmesine katkıda bulunmaktadır.

Yakın işbirliği, kamu otoritelerinin beklentileri ile Alarm İzleme Merkezleri ve müşterilerinin beklentileri arasında bir denge kurulması önemli bir husustur. Demokratikleşme süreci, küreselleşme gibi günün şartları güvenlik sektörünün her kesiminde işbirliğini arttırmaktadır. AB üyesi ülkeler arasındaki demokratik değerler kapsamında yapılan Avrupa yasalaşma süreci, dengesiz ortaklıkların önüne geçmekte ve geleceğe yönelik pozitif bakış açısı yaratmaktadır.

GELECEĞE YÖNELİK  EĞİLİMLER  VE FIRSATLAR:

Yıllar içinde Avrupa Alarm İzleme Merkezi pazarı müşteri odaklı olmak üzere büyümüş ve büyümeye de devam etmektedir. Bu kapsamda önemli değişimler gözlenmekte  ve teknolojik gelişmeler kaydedilmektedir.

Alarm İzleme Merkezleri pazarının gelişimine teknolojik  açıdan bakıldığında üç nokta dikkati çekmektedir.

  • Geçmişte Alarm İzleme Merkezleri müşterilerinin alarm sistemleriyle telefon hattı üzerinden bağlantı kurarken şimdi daha güvenli ve kapsamlı olan ADSL ya da GPRS sistemleri kullanılmaktadır.
  • Bugün ulaşan alarm bilgileri daha çok video ve ses verisi içermekte, böylece doğrulama oranları yükselmekte ve durumun analizinin doğru şekilde tespiti daha kolay sağlanmaktadır.
  • M2M teknolojisi sistem için yeni imkanlar tanımaktadır. Mobil çevre oluşturulması ve tam yerin tespiti için önem taşıyan bu sistem henüz başlangıç seviyesinde olup GPS gibi teknolojilerin kullanımının artmasıyla yıllar içinde gelişme gösterecektir.

Gelişmeler, yeni normlar ve protokoller, eğitim uygulamaları, kalite standartları konularında değişiklikler yaratacak ve gelecekte bu konularda yeniden çalışma yapılmasını  zorunlu  kılacaktır.